Etiket: Dijital ayak izi

  • Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

    Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi bilir sorusu üzerinde yıllardır tartışılır. Son yıllara kadar ben de cevabını bilmiyordum. Fakat sanıyorum 2000’lerden sonra bu sorunun cevabı bazı değişimlere uğradı.

    İlk olarak internet devrimiyle beraber bilgilere ulaşım ciddi biçimde kolaylaştı. Kitaplar, makaleler avcumuzun içine geldi. Öyle ki dedelerimin öğrenebilmek için milyon verebileceği bilgilere şimdi “maruz kalıyorum” ve hiç de umrumda olmuyor. Öyle bir şımarıklık içine girdik.

    Daha sonrasında sosyal medya devrimi oldu. Haber siteleri yerini haber sayfalarına bıraktı. Bloglar, forumlar öldü. Artık düşüncelere de çok kolay biçimde ulaşabiliyorduk. Fakat her şey beklendiği gibi gitmedi, bilgi paylaşımı kolaylaştıkça yanlış bilgi paylaşımı da kolaylaştı. İnsanlar neye inanacağını bilemez oldu. Bireylerin zihni bazı kontrol grupları ve kişiler tarafından yönlendirilmeye başlandı. Öyle ki tüm politik fikirlerini tiktoktan edinen bir kitlemiz ve bu kitleye içerik üretenler var. Ve bu içerik üretenlerin ideolojileri yabancı forumlara dayanıyor. Evet, Türk mizahı dediğimiz şe yaslında adi bir çeviri. Ve bu ideoloji pompasının kaynağı kim hala bilmiyoruz.

    Sosyal medyadaki irili ufaklı sayfaların aynı şeyi art arda paylaştığını görmüşsünüzdür. Ya da aynı gönderinin belirli aralıklarla tekrar atıldığının. Bir raporda Kanadadaki komplo teorilerinin %70’inin arkasında 100 kullanıcı olduğu tespit edilmiş. Hal böyle iken neye inandığınızı, inandığınızız doğruluğunu anlayabiliyor musunuz? Yoksa bir çukurun içinde ne atılırsa yutan birer balık mısınız?

    İşte tam bu noktada artık çok okuyan çok bilmez bence. Neyi okuduğu, nasıl okuduğu da bir o kadar önemlidir. Sen sanarsın ki tüm X ırkından insanlar kötüdür. X ırkının erkekleri şöyledir kadınları şöyledir. Ama orada 2 yıl yüksek lisansa gittiğinde anlarsın ki X ırkıyla ilgili bildiklerin, daha önce hiç X ülkesinde yaşamamış birinden kaynaklanmış. Peki sizce bu sorunun cevabı ne ve Yapay zeka devrimiyle beraber bu soru nereye doğru gidecek…

    Çok Gezen mi Bilir Çok Okuyan mı?
    Lütfen seçim yapın.
    This field is required.
  • Günahlarımız biliniyor. 2000 sonrası doğduysanız..

    Bizden önceki neslin ne yaptığını biliyor musunuz? Emin olun ortalama bir gençten çok daha kötü şeyler. O küçücük köy yerinde bile birbirlerine-kendilerine ettikleri zulümleri duysanız şaşırırdınız. Fakat bunların hiçbiri ne dava konusu oldu ne de bir yerde karşılarına çıktı. İşe girerken kimse necisin demedi. Yaptıkları kendilerine karşı hiç kullanılmadı.

    Fakat bizim için durum böyle değil. Benim gibi ilk blogunuzu 10 yaşında açtıysanız, muhtemelen internetin sizin hakkında bildikleri, sizin kendiniz hakkında bildiklerinizden fazladır. Ne sevdiğiniz, ne düşündüğünüz, ne hissettiğiniz hepsi kayıt altında. Ve bu verileriniz sadece öyle istihbarat servislerinin bulabileceği bir yerde tutulmuyor. Lise talebesi biri bile size ulaşabiliyor. Devlet ulaşabiliyor. Hatta işvereniniz ulaşabiliyor.

    Geçenlerde bir video gördüm. Bir şirkette üst düzey yöneticilik yapan biri gerile gerile anlatıyordu, işe alacağımız kişinin tüm internet geçmişini inceleriz. Önceden bu işlem Türkiye’de yapılamıyordu ama şimdi yapılıyor diye de ekliyor. Evet aylık 50 bin alıp gecelere kadar çalışacağınız işe girerken 10 yıl önce girdiğiniz web sitesinden instagramda yaptığınız yorumlar incelenebilir. İşe girmemenize hatta daha da kötüsü işe-mevki-makama alınıp şantaj ile normalde yapmayacağınız şeyler yapmaya zorlanabilirsiniz. İşte bu kendi zihnimizde bile özgür olamadığımız, ayrı birer birey olamadığımız bir geleceğin ta kendisi. Öyle iz bırakmaya o kadar alıştık ki, artık bir kamuya açık bilgiyiz, artık sadece bir veri yığınıyız, bir insan değil. Tabii birilerine göre..