Bizden önceki neslin ne yaptığını biliyor musunuz? Emin olun ortalama bir gençten çok daha kötü şeyler. O küçücük köy yerinde bile birbirlerine-kendilerine ettikleri zulümleri duysanız şaşırırdınız. Fakat bunların hiçbiri ne dava konusu oldu ne de bir yerde karşılarına çıktı. İşe girerken kimse necisin demedi. Yaptıkları kendilerine karşı hiç kullanılmadı.
Fakat bizim için durum böyle değil. Benim gibi ilk blogunuzu 10 yaşında açtıysanız, muhtemelen internetin sizin hakkında bildikleri, sizin kendiniz hakkında bildiklerinizden fazladır. Ne sevdiğiniz, ne düşündüğünüz, ne hissettiğiniz hepsi kayıt altında. Ve bu verileriniz sadece öyle istihbarat servislerinin bulabileceği bir yerde tutulmuyor. Lise talebesi biri bile size ulaşabiliyor. Devlet ulaşabiliyor. Hatta işvereniniz ulaşabiliyor.
Geçenlerde bir video gördüm. Bir şirkette üst düzey yöneticilik yapan biri gerile gerile anlatıyordu, işe alacağımız kişinin tüm internet geçmişini inceleriz. Önceden bu işlem Türkiye’de yapılamıyordu ama şimdi yapılıyor diye de ekliyor. Evet aylık 50 bin alıp gecelere kadar çalışacağınız işe girerken 10 yıl önce girdiğiniz web sitesinden instagramda yaptığınız yorumlar incelenebilir. İşe girmemenize hatta daha da kötüsü işe-mevki-makama alınıp şantaj ile normalde yapmayacağınız şeyler yapmaya zorlanabilirsiniz. İşte bu kendi zihnimizde bile özgür olamadığımız, ayrı birer birey olamadığımız bir geleceğin ta kendisi. Öyle iz bırakmaya o kadar alıştık ki, artık bir kamuya açık bilgiyiz, artık sadece bir veri yığınıyız, bir insan değil. Tabii birilerine göre..