Kategori: Genel

  • Matematik, bilgisayar ve aşk

    ..

    Ve sonunda bilim insanlarının nesiller süren çabası sonuç vermişti. Lider bundan çok memnun oldu. Sevginin, aşkın ve tutkunun matematiksel gösterimi bulunmuştu. Bu dünyanın en büyük gözlemiydi. Gözlemdi çünkü icat değildi. Hep vardı ta ki Havva’dan beri. Fakat bilinmiyordu ki nasıl oluyor, neden başlıyor neden bitiyor. Şimdi artık insanlar kompleks iliskilere girmeyecek, acaba soruları sormayacaktı. Parametreleri verecekti, süper bilgisayar gerekli hesaplamaları yapacaktı. Hatta pro sürümünü alırsan evinden ve vücut sensörlerinden anlık aldıkları verilerle IWatch’ından takip edebilecektin. Ne olduğu ve ne olacağını öğrenecektin. Artık sevgi bir tıbbi-matematiksel bir olguydu. Lider mutluydu. Herkes işine odaklanmıştı. Sosyal bilimciler yerini bilgisayar bilimcilere bırakmıştı. Artık toplumu algoritmalar dizayn ediyordu. Herkes kontrol altındaydı, hüzün yoktu. Acı yoktu, ayrılık yoktu. Ve insanlar yavaş yavaş unuttu. Eskiden nasıl aşık olunduğunu.

  • Robotik diktaya geçişin aşamaları

    Yapay zeka ile geliştirilmiş diş macunu, yapay zeka kullanan 50$’lık telefon, yapay zekalı makarna… Evet yapay zekayı kimse anlamıyor ve halkın bildiği gibi bir icat değil. Fakat bu bilgi kirliliği içinde yüzüyor olsak da bir sonuç değişmiyor: bu bir devrim. Ve her devrimin sonuçları olur. Peki bu sonuçlar neler gelin bakalım.

    Bir kabiliyetsiz bilişimciler işlerini kaybedecekler. İki kabiliyetli bilişimciler işlerini kaybedecekler. Üç, bu bilişimciler AI’yı gerçek dünyaya entegre ederek ürünler geliştirecekler. Dört, bir iki ikişilik startupların sayısı artacak. Beş, yapay zeka gerçek dünyaya hakim olacak, araçlar kullanıp yollarda yürüyebilecek. Altı, robotik devrim gelecek. Yedi, beyin gücü gereken veyahut kas gücü gereken tüm işler sonlanacak. Sekiz, dünyadaki tüm işler ve tüm işçiler belirli birkaç yere bağlı olacak. Dokuz, bize ihtiyaç kalmayacak. On, herhangi bir insan direnişi işe yaramayacak. On bir, robotların bizi yönettiği bir dünya değil robotlar sayesinde insanların fikirlerine ve güçlerine ihtiyaç kalmadığı bir dünyaya gözünü açacağız. On iki, herhangi bir derebeylikteki zavallı bir köylüden daha az hakkımız olacak. Tebrikler, artık robotik bir diktada yaşayacağız.

  • Bizi değerli kılan nedir: üretebilmek mi?

    İnsanı insan yapan nedir sizce? Neden hayvandan farklıyız? Bir şeyler mi üretebiliyoruz, yoksa bilişsel aktivitemiz yüksek diye mi? Peki bir makine üretirsen ve bilişsel aktivitesi bizimkinden yüksek olmayı başarırsa bizim değerimiz ne olur? Hala değerli bir varlık mı oluruz özübaşımıza, yoksa evren imparatorluğunu teslim mi ederiz? Diyelim ki bu makine yaptığımız her işi bizden daha iyi yapabiliyor ve bir kere yapılmış. Ölmüyor. Bizden daha çok imkanı hakeder miydi? Mesela bu makine 1 milyar insanın suyunu harcayacak ama 1 milyar insanın yapabildiğinden fazla net iş çıkarabilecek. Bu durumda o 1 milyar insanın ölmesine izin verir miydiniz?

    Bir de böyle bir durumda mevcut sistemlerin en baştan yeniden inşaa edilmesi gerekir. Bankacılıktan tutun kriptoya oradan siyasi yönetime. Merak ediyorum bir maymun bizden aşağı görülüyor, ama bu maymunun belirli bir bilişsel kapasitesi var duygu desen duyguları da var bir ölçüde. Kaldı ki duygular kimyasal. Süper muazzam harika kuantum fevkalade bir makine inşaa edersek hala değerli olacak mıyız, cevabınız evetse neden şuan kendimizi evrenin merkezinde konumlandırdığınızı sorgulamanız gerekebilir.

  • Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

    Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi bilir sorusu üzerinde yıllardır tartışılır. Son yıllara kadar ben de cevabını bilmiyordum. Fakat sanıyorum 2000’lerden sonra bu sorunun cevabı bazı değişimlere uğradı.

    İlk olarak internet devrimiyle beraber bilgilere ulaşım ciddi biçimde kolaylaştı. Kitaplar, makaleler avcumuzun içine geldi. Öyle ki dedelerimin öğrenebilmek için milyon verebileceği bilgilere şimdi “maruz kalıyorum” ve hiç de umrumda olmuyor. Öyle bir şımarıklık içine girdik.

    Daha sonrasında sosyal medya devrimi oldu. Haber siteleri yerini haber sayfalarına bıraktı. Bloglar, forumlar öldü. Artık düşüncelere de çok kolay biçimde ulaşabiliyorduk. Fakat her şey beklendiği gibi gitmedi, bilgi paylaşımı kolaylaştıkça yanlış bilgi paylaşımı da kolaylaştı. İnsanlar neye inanacağını bilemez oldu. Bireylerin zihni bazı kontrol grupları ve kişiler tarafından yönlendirilmeye başlandı. Öyle ki tüm politik fikirlerini tiktoktan edinen bir kitlemiz ve bu kitleye içerik üretenler var. Ve bu içerik üretenlerin ideolojileri yabancı forumlara dayanıyor. Evet, Türk mizahı dediğimiz şe yaslında adi bir çeviri. Ve bu ideoloji pompasının kaynağı kim hala bilmiyoruz.

    Sosyal medyadaki irili ufaklı sayfaların aynı şeyi art arda paylaştığını görmüşsünüzdür. Ya da aynı gönderinin belirli aralıklarla tekrar atıldığının. Bir raporda Kanadadaki komplo teorilerinin %70’inin arkasında 100 kullanıcı olduğu tespit edilmiş. Hal böyle iken neye inandığınızı, inandığınızız doğruluğunu anlayabiliyor musunuz? Yoksa bir çukurun içinde ne atılırsa yutan birer balık mısınız?

    İşte tam bu noktada artık çok okuyan çok bilmez bence. Neyi okuduğu, nasıl okuduğu da bir o kadar önemlidir. Sen sanarsın ki tüm X ırkından insanlar kötüdür. X ırkının erkekleri şöyledir kadınları şöyledir. Ama orada 2 yıl yüksek lisansa gittiğinde anlarsın ki X ırkıyla ilgili bildiklerin, daha önce hiç X ülkesinde yaşamamış birinden kaynaklanmış. Peki sizce bu sorunun cevabı ne ve Yapay zeka devrimiyle beraber bu soru nereye doğru gidecek…

    Çok Gezen mi Bilir Çok Okuyan mı?
    Lütfen seçim yapın.
    This field is required.
  • If we do not need to work, then what?

    Human brains get satisfied by eating, drinking, loving but more by succeeding at something. I dream of a future we don’t need to work in. Who doesn’t, right? Thanks to this new world, we would focus on what makes us happy. But there are some doubts about how it will be. Will we be alive –not like slaves– without working? And also, there are many doubts about how we spend our time after all this freedom.

    First of all, there is something known: doing nothing is harmful for us, for our brain, our hormones. And if we have to do something and it isn’t the working then what is? Do we consume social media’s contents? Do we eat hamburgers all the time? Unfortunately, I don’t think that it is sustainable.

    Secondly, we know antisocials tend to commit hate- violence crimes. Like bully teenagers, will we argue with each other with half sleepy mood. Is it only me who thinks we are going to bad days like the start and the middle of the 20th century.

    Considering that algorithms and media are really controlling our ideas, exposure to that hate speech might cause many conflict-war ranging from little to big, civil to world. I hope we can use technology to make us happier, richer under the peaceful world regime .

  • AI will make everyone jobless but tiktokers

    We hear layoff news more frequently day by day. In my opinion it is not only caused by AI tools. Actually it depends on the new post-covid era of the world. Will it steal our jobs, who will still stay? In my book, the survivors will be the stupidest ones.

    Firstly, system needs someone to use it and spend it. But after Mark Zuckerberg, the system has one more need: creating for it. It bears out my book. No one can earn money if no one spends time on social platforms.

    Then, we know content producors can earn money by disgracing themselves. As seen, not only by tiktok dancing, people make themselves “public”, make themselves “content” by oversharing their homes, their lives and even their bodies.

    70% of OnlyFans creators generate less than $100 per month (worldmetrics)

    And we cannot really say they could make money. Does the new world give “coin” to only survive by spending from their honor balance? -people are willing to do it- Are we crazy? And why are talent-education based jobs (white collar jobs) losing their popularity. Losing their opportunities that give a chance to poor but smart kids to have better life. After middle class genocide, what if a physical labors genocide starts. Then what will remain to do? I can hear the sound of water. The sound of boiling water… That notifies us of post modern slavery.